Cumhuriyetimizin 96. Yılı Kutlu Olsun...

Cumhuriyetimizin 96. Yılı Kutlu Olsun...

Cumhuriyetimizin 96. Yılı Kutlu Olsun...

29.10.2019 30

Türkiye'de "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir." kuralını devlet yönetimine yerleştiren ve demokrasiyi taçlandıran cumhuriyetin ilanının üzerinden 96 yıl geçti.

Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının ardından Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türk devletinin yüzünü çağdaşlaşma ve demokrasiye çevirdi.

Ankara'nın Türkiye devletinin hükümet merkezi olmasının ardından mevcut rejimin isminin de bütün açıklığıyla konulması, yeni devletin başkanının da seçilmesi gerekiyordu. O güne kadar devlet başkanlığı görevi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı olarak Atatürk tarafından yürütülmüştü.

Bazı yabancı ülkeler de Lozan Antlaşması'nın onayı için Türkiye'deki yeni devlet rejiminin daha açık şekilde belirlenmesini istiyorlardı. Bu sıralarda İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası ve Meclisin güvenini kazanacak bir kabine listesinin oluşturulamaması da bu soruna acil çözüm gerektirdi.

25 Ekim 1923'te ise hükümetin istifasıyla bir bunalım ortaya çıktı. Bu olay Atatürk'e, cumhuriyeti ilan etmek için beklediği fırsatı verdi. 28 Ekim 1923 akşamına kadar hükümetin kurulamaması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Çankaya Köşkü'nde arkadaşlarına "Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz." diyerek fikrini açıkladı.

Atatürk o gece, İsmet İnönü ile 1921 Anayasası'nın bazı maddelerini değiştiren kanun tasarısını da hazırladı. 

29 Ekim 1923'te görüşe sunulan tasarıda yer alan bazı hükümler şunlardı:  

"Türkiye Devleti'nin hükümet şekli cumhuriyettir."

"Türkiye Devleti, yönetim birimlerini Bakanlar Kurulu aracılığıyla yönetir."

"Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir."

"Cumhurbaşkanı, devletin başkanıdır. Bu sıfatla gerekli gördükçe Meclis ve Bakanlar Kuruluna başkanlık eder."

Aynı gün Mecliste görüşülen tasarı, yapılan konuşmalardan sonra saat 20.30'da oturuma katılan 158 üyenin tamamının oyuyla kabul edildi. Cumhuriyetin ilanı "Yaşasın cumhuriyet" sesleri ve alkışlarla karşılandı.

Bundan sonra cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi.
Yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Mustafa Kemal Atatürk, TBMM tarafından yeni Türk devletinin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Bunun üzerine kürsüye gelen Mustafa Kemal, konuşmasını "Türkiye Cumhuriyeti mesut, başarılı ve muzaffer olacaktır" sözüyle tamamladı.

Böylece devletin adı ve rejimiyle ilgili tartışmalara son verildi ve devlet başkanlığı konusu çözüme kavuştu. Hükümetin kurulma şekli yeniden düzenlendi.

Türk halkı, 29 Ekim gecesi ve 30 Ekim günü cumhuriyetin ilanını kutladı. 26 Ekim 1924'te yayımlanan kararname ile cumhuriyetin ilanının 101 pare top atışı ve düzenlenecek etkinliklerle kutlanmasına karar verildi. Karar doğrultusunda 29 Ekim 1924'teki etkinlikler, kutlamaların başlangıcı oldu.

Hariciye Vekaleti, 2 Şubat 1925'te bir kanun teklifiyle 29 Ekim'in bayram olmasını önerdi. Teklif, Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelendi ve 18 Nisan'da karara bağlandı. TBMM'de teklifin 19 Nisan'da kabul edilmesiyle 29 Ekim, 1925 yılından bu yana ''Milli Bayram'' olarak kutlanmaya başlandı.

.........0........

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'ın

CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI

Aziz Milletim…

Ülkemizin 81 vilayeti ile yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını tebrik ediyorum.

Tarihimizin bu önemli dönüm noktasının sevincini bizimle paylaşan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum.

Cumhuriyetimizin ilanının 96'ncı yıldönümü kutlu olsun.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, bir asırlık şanlı geçmişe sahip İstiklal Harbimizin zafere ulaşmasında ve yeni devletimizin kuruluşunda vazife üstlenen kahramanlarımızı saygıyla yad ediyorum.

Türkiye, bağımsızlık mücadelesini en başından en sonuna kadar milli iradenin temsilcisi olan Meclisi eliyle yürütmüş bir ülkedir.

Önümüzdeki yıl 100'üncü yıldönümünü kutlayacağımız Büyük Millet Meclis'imizden bugüne kadar ülkemizin kalkınması, güçlenmesi, ileriye gitmesi için çalışmış tüm milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum.

Bin yıldır, dünyanın en gözde, üzerinde en çok mücadele yürütülen coğrafyasında yaşamamızın bedelini canlarıyla ödeyen tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.

Millet ve devlet olarak, varlığımızı ve geleceğimizi korumak amacıyla son yıllarda yine tarihi bir mücadelenin içindeyiz.

Terör örgütlerinin saldırılarından 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar yaşadığımız tüm hadiseler, bu tarihi mücadelenin tezahürleridir.

Suriye'de yürüttüğümüz Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve son olarak Barış Pınarı Harekatları da, yine bu mücadelenin birer parçasıdır.

Bundan bir asır önce başlattığımız ve yeni devletimiz Cumhuriyetimizi kurarak taçlandırdığımız İstiklal Harbimizin bir benzerini, farklı görüntüler ve yöntemlerle veriyoruz.

Milli birlik ve beraberliğimizi bozmaya yönelik her türlü oyun, her türlü fitne sergileniyor.

Sınırlarımızın güvenliğinden ekonomimize kadar egemenliğimizi hedef alan çok yönlü saldırılar kesintisiz sürüyor.

Türkiye, kadim tarihi birikimi, köklü devlet tecrübesi ve bir asra yaklaşan Cumhuriyet birikimi ile tüm bu sorunların üstesinden gelebilecek güce, imkana, kararlılığa sahiptir.

Nitekim, ülkemizin önünde kurulan tüm tuzakları, Allah'ın yardımı, milletimizin desteğiyle birer birer bozarak bugünlere geldik.

İçinden geçtiğimiz bu önemli süreci de, Cumhuriyetimizi bizlere miras olarak bırakanların vizyonuna uygun şekilde başarıyla neticelendireceğimize yürekten inanıyorum.

Ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırarak, bizden sonraki nesillere 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirebilme fırsatı vereceğiz.

İnşallah Cumhuriyetimizi daha nice yıllara, çok daha güçlü, çok daha müreffeh bir şekilde taşıyacağız.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Bu duygularla bir kez daha Cumhuriyetimizin kuruluşunun 96'ncı yıldönümünü tebrik ediyorum.

Kalın sağlıcakla…

29-10-2019